Dilek Bilgiç Çelik · Karabük Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi 2026 · 2026
DOI: 10.63233/kbuiibf.1988678
Counts differ because each database indexes a different set of publications. We treat OpenAlex as the canonical count; Google Scholar is not shown (no API, and crawling it violates its ToS).
Dijital teknolojilerin yaşamın tüm alanlarına giderek daha fazla nüfuz etmesi, insan haklarının dijital bağlamda yeniden yorumlanmasına ve kapsamının genişlemesine yol açmıştır. Bu bağlamda mahremiyet hakkı, siber güvenlik hakkı, unutulma hakkı ve çevrimdışı kalma hakkı, bireyin dijital ortamda özerkliğini ve kişisel verileri üzerindeki kontrolünü güçlendirmeyi hedefleyen dijital haklar arasında öne çıkmaktadır. Ancak yapay zekâ destekli algoritmik karar verme sistemlerinin kamu ve özel sektörde giderek yaygınlaşması, bu hakların etkin biçimde kullanılmasını zorlaştıran yeni sorunları da beraberinde getirmektedir. Eğitim verilerinden, model tasarımından ve uygulama süreçlerinden kaynaklanabilen algoritmik ön yargı, bireylerin dijital haklardan eşit şekilde yararlanmasını engelleyebilmekte ve ayrımcı sonuçlara yol açabilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, algoritmik ön yargının söz konusu haklar üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu bağlamda çalışma, algoritmik karar verme süreçlerinde ön yargının hangi mekanizmalarla ortaya çıktığını ve bunun insan hakları ihlallerine nasıl zemin hazırladığını değerlendirmektedir. Elde edilen bulgular, algoritmik ön yargının dijital hakların etkin kullanımını zayıflatan yapısal bir risk alanı oluşturduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda, algoritmik sistemlerin tasarım ve uygulama süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve ayrımcılık yapmama ilkelerinin güçlendirilmesi; ayrıca insan hakları temelli bir yaklaşımın benimsenmesi önerilmektedir
No comments yet — start the discussion below.